Blog

CİNLER KİMLERE GÖRÜNÜR

CİNLER KİMLERE GÖRÜNÜR

CİNLER KİMLERE GÖRÜNÜR
kimlere görünür, gözle görmediğimiz elle dokunamadığımız varlıklarını’da inkar edemediğimiz, ruhani bir alemde yaşayan, bizim görmediğimiz onların bizi gördüğü varlıklardır.bu varlıklar insanlar gibi kendi dünyalarında yiyip, içip insanlar gibi ürerler.cinin musallat olması durumu anlatacağım durumlarda meydana gelir. insanları vesvese ve şüpheye düşürmeyi ve insanları korkutmayı, aciz ve çaresiz bırakmayı, psikolojik olarak insanı baskı altına almayı severler ve kendilerine yalvarmasından hoşlanırlar.Cinlerin insanlara ızdırap vermesini, baskı yaparak dediklerini yaptırmasını, insan ruhunda agresif hareketlere yönlendirir.Kafir insanlara rahatsızlık verirken insanın ruhuna ve bedenine zarar verir ve aklını yok ettirir. kimler görünür, , , , , kimlere görünür
Cin, insana musallat olunca, insan ruhunu korku, ürperti, panik hissiyle kötü alışkınlıklara sevk eder.Sıkıntı, korku, endişe ve ürperti ile insan ibadeti terk eder. İçki, kötü alışkınlıklara, intihar etme eylemine, ölümle sonuçlanabilecek her türlü kötü emellerine ulaşmak için baskı yaparlar.Bu Şekilde cin musallatına maruz kalan insanların İlimehli medyuma muracat etmeli.Allah’ın izni ile şifa bulabilir.
Şiddetli öfke, şiddetli korku, insanda manaviyatın zayıf olması ve aşırı gaflet, gam,keder cinleri insanlara çeker.Kötü cinler, irfit periler sıkıntılı insanlara daha çok zarar verirler.Ancak biz onları göremezken, onlar bizi görüp ruhumuzu ve bedenimizi etkileyebiliyorlar.Sadece isimlerinin anıldığı yerde değil heryerde dolaşıyorlar.Yani cin değil’de üç harfli’de deseniz yine baskı yapmaya devam ederler..Devamlı baş ağrısı,Sara,uykusuzluk,yorgunluk ve uykudan kalkamama,bitkinlik, dünyadan ve yaşamdan zevk alamama,bayılma ağız köpürmesi,ağızkitlenmesi,tayfayı cinin baskısı.Bu Cinlere maruz kalanlar Din bilgili ilimehli medyum kimseye muracat edip kendini ruh ve bedeni korumaya almalı.
CİN SURESİ
Mekke’de nâzil olmuştur: 28 âyettir. Cinlerin Kur’an dinleyip hidayete geldikleri anlatıldığından, sûre bu ismi almıştır. Hz. Peygamber, amcası Ebu Talip ve eşi Hz. Hatice’yi kaybettikten sonra Tâif’e gitmiş, orada çirkin davranışlarla karşılaşmıştı. Bu sıralarda Kureyş müşrikleri de Müslümanlara karşı düşmanlıklarını iyice arttırmış bulunuyorlardı. işte Tâif dönüşünde nâzil olarak Resûl-i Ekrem’e teselli veren bu sûre, yalnız insanların değil, cinlerin de Kur’an’a tâbi olduklarını bildiriyor, İslâm’ın muzafferiyetini müjdeliyordu.
OKUNUŞU
1. Gul ûhiye ileyye ennehustemea neferum minel cinni fegâlû innē semiğnē gurâben acebē.
2. Yehdî ilērruşdi feâmennē bihi velen nnuşrike birabbinē ehadē.
3. Veennehu teâlē ceddu rabbinē mētte[k]haze sâhibetev velē veledē.
4. Veennehu kēne yegûlu sefîhunē alēllâhi şetatâ.
5. Veennē zanennē el len tegûlel insu vēlcinnu alellâhi kezibē.
6. Veennehu kēne ricēlum-minel insi yeûzûne biricēlim minel cinni fezēdûhum rahekē.
7. Veennehum zannû kemē zanentum el len yebasellâhu ehadē.
8. Veennē lemesnes-semēe fevecednēhē muliet harasen şedîdev veşuhubē.
9. Veennē künnē negudu minhē megâide lis-semi femen yestemiil âne yecid lehu şihēber-rasadē.
10. Veennē lē nedrî eşerrun urîde bimen fil erdi em erâde bihim rabbuhum raşedē.
11. Veennē minnēs-sâlihûne veminnē dûne zelike künnē tarâiga gidedē.
12. Veennē zanennē el len-nu’cizel-lehe fil erdi velen-nuğcizehu herabē.
13. Veennē lemmē semiğnel hudē âmennē bihi femen yu’mim birabbihi felē yekhâfu bekhsev-velē rahekē.
14. Veennē minnel muslimûne veminnel gâsitûne femen esleme feuvleike teharrav raşedē.
15. Veemmel gâsitûne fekēnû licehenneme hatabē.
16. Veellevistegâmû alet-tarîgati leesgaynēhum mēen ğadekē.
17. Lineftinehum fîhi vemen yuğrid an zikri rabbihi yeslukhu azēben saadē.
18. Veennel mesēcide lillehi felē tedû meal-lehi ehadē.
19. Veennehu lemmē gâme abdul-lehi yedûhu kēdû yekûnûne aleyhi libedē.
20. Gul innemē edû rabbî velē uşrikü bihi ehadē.
21. Gul innî lē emlikü leküm dar[ra]ev velē raşedē.
22. Gul innî len yucîranî minel-lehi ehaduv velen ecide min dûnihi mültehadē.
23. İllē belēğam-minallâhi verisēlētihi vemen yeğsıllâhe verasûlehu feinne lehu nēra cehenneme [k]hâlidîne fîhē ebedē.
24. Hattē izē raev mē yûadûne feseyağlemûne men edafu nâsırev veegallu adedē.
25. Gul in edrî egarîbum mē tûadûne em yecalu lehu rabbî emedē.
26. Âlimul ğaybi felē yuzhiru alē ğaybihi ehadē.
27. İllē menirtedâ minerrasûlin feinnehu yeslukü mim beyni yedeyhi vemin [k]halfihi rasadē.
28. Liyağleme en gad ebleğû risēlēti rabbihim veehâta bimē ledeyhim veehsâ külle şeyin adedē
TÜRKÇE MEALİ
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
1.De ki: “Bana vahyedildiğine göre cinlerden bir grup (Kur’an’ı) dinledi ve şöyle dediler: “Doğrusu biz hayret verici bir Kur’an dinledik.
2.O (Kur’an) doğruluğa iletiyor. Biz de ona iman ettik. Artık Rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız.
3.Muhakkak ki Rabbimizin şanı pek yücedir. O ne bir eş ne de çocuk edinmiştir.
4.Doğrusu bizim beyinsizimiz Allah hakkında saçma şeyler söylüyormuş.
5.Oysa biz insanların ve cinlerin Allah’a karşı yalan söylemeyeceklerini sanmıştık.
6.İnsanlardan bazıları, cinlerden bazılarına sığınırlardı; bu da onların azgınlıklarını artırırdı.
7.Onlar da sizin sandığınız gibi Allah’ın hiç kimseyi diriltmeyeceğini sanmışlardı.
8.Doğrusu biz göğü yokladık da onu güçlü bekçiler ve parlak ateşlerle doldurulmuş bulduk.
9.Oysa biz (daha önce, gayb haberlerini) dinlemek için orada bazı oturacak yerlere otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olursa kendisini izleyen parlak bir ateş(i karşısında) buluyor.
10.Bilmiyoruz, acaba yeryüzünde olanlar için bir kötülük mü istendi yoksa Rableri onlar için bir hayır mı diledi?
11.Gerçek şu ki, bizden salih olanlar da var, bunun aşağısında olanlar da. Biz, çeşit çeşit yollara ayrılmış gruplardık.
12.Biz, yeryüzünde Allah’ı aciz bırakamayacağımızı, (göğe) kaçmakla da O’nu aciz bırakamayacağımızı anladık.
13.Ve biz doğruluğa ileten (Kur’an)’ı duyunca ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse (sevabının) eksik verilmesinden de, haksızlığa uğratılmaktan da korkmaz.
14.Bizden Müslümanlar da var, haksızlık edenler (doğru yoldan sapanlar) da. Kim Müslüman olursa işte onlar doğruyu arayıp bulmuşlardır.
15.Haksızlık edenler ise cehennem için odun olmuşlardır.”
16.Gerçek şu ki onlar yolda dosdoğru gitselerdi onlara bolca su verirdik.
17.Bununla onları imtihan etmek için. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse onu zor bir azaba sokar.
18.Şüphesiz mescitler Allah’ındır. Öyleyse Allah’la beraber başkasına tapmayın.
19.Gerçekten Allah’ın kulu O’na ibadet için kalktığında onun üzerine üşüşerek neredeyse keçe gibi olacaklardı.
20.De ki: “Ben ancak Rabbime dua ediyor ve O’na hiç bir şeyi ortak koşmuyorum.”
21.De ki: “Ben size ne bir zarar, ne de bir yarar dokundurma gücüne sahibim.”
22.De ki: “Hiç kimse beni Allah’tan (gelecek azaptan) kurtaramaz ve ben O’ndan başka sığınılacak birini de bulamam.
23.(Benim yaptığım) sadece Allah’tan geleni ve onun gönderdiklerini tebliğdir. Kim Allah’a ve peygamberine karşı gelirse onlar için içinde sonsuza kadar kalacakları cehennem ateşi vardır.
24.Sonunda kendilerine vaat edileni gördüklerinde kimin yardımcı bakımından daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bilecekler.
25.De ki: “Size vaat edilen yakın mıdır yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar bilemem.
26.O, gaybı bilendir. Kendi gaybını kimseye açmaz.
27.Ancak elçilerinden hoşnut oldukları müstesna. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına gözetleyiciler koyar.
28.Öyle ki, Rablerinin risaletlerini (kendileri vasıtasıyla gönderdiği hükümleri) tebliğ ettiklerini bilsin. (Allah) onlarda olanı kuşatmış ve her şeyi sayı olarak saymıştır.


Önerilen Yazılar

Bu Yazılarda İlginizi Çekebilir

İSTANBUL MEDYUMU

İSTANBUL MEDYUM

AŞK BÜYÜSÜ

AŞK BÜYÜSÜ